Prof.Dr. Arif ESİN

3.1.1. Bireysel muafiyet sisteminde yatay anlaşmalara tanınabilecek muafiyetler

Rekabet Hukuku'nda yatay anlaşmalar, aynı ekonomik faaliyet seviyesinde bulunan teşebbüslerin aralarında yaptıkları anlaşmalara verilen addır. Bu tür anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları rekabeti kısıtladığı ölçüde Rekabet Hukuku'nun ruhu ile bağdaşmaz. Nitekim Kurucu Antlaşma'nın 85 (1) maddesinin incelendiği başlıklarda bu konulara ATAD içtihatları ile birlikte geniş olarak yer verildi. Ancak Kurucu Antlaşma'nın 85 (3) maddesinde vazedilen şartlara uyulduğu durumlarda da bu tür anlaşmalara muafiyet tanındığı yine yukarıdaki başlıklarda anlatıldı. Böylelikle muafiyet şartlarının neler olduğu ve yerine getirilmesinde gerekli koşulların ne şekilde ortaya konulması gerektiği de ayrıca irdelendi.

Öte yandan Komisyon'un bireysel muafiyet sisteminde yatay anlaşmalara ne şeklide yaklaştığı ve hangi türdeki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarına izin vermediği bu başlıkta incelenecektir.

Komisyon'un yatay anlaşmalarda özellikle üzerinde durduğu ve çok nadir olarak bireysel muafiyet tanıdığı anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs birliği kararlarına ilişkin altı konu mevcuttur. Bunlar:

o Pazar paylaşımı,
o Mal ve hizmetlerin arzı ve talebine ilişkin boykot,
o Fiyat belirleme,
o Bilgi değişimi,
o Teşebbüs birliklerinin bazı kararları,
o Rekabet etmeme.

3.1.1.1. Pazar paylaşımı

Topluluk Rekabet Hukuku'nun en can alıcı konusu teşebbüsler arasındaki pazar paylaşımına ilişkin anlaşmalardır. Komisyon bu türdeki anlaşmalara kesin olarak karşı çıkmaktadır. Komisyon, Rekabet Politikası Üzerine Ondördüncü Rapor'unda bu ilkesini şöyle anlatmaktadır: "Komisyon, tarafların Topluluk pazarını paylaştıkları anlaşmalara ısrarlı bir biçimde karşı çıkmaktadır." (135)

Özellikle de pazar paylaşımına yönelik kartellere çok ağır para cezaları vermektedir. Bunların arasında 1994 yılında Dutch Cranes, Stichting Certificatie Kraanverhuurbedrijf ve Federatie van Nederlandse Kraanverhuurbedrijven'e karşı alınan kararlar (136) örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanısıra 1995 yılında Topluluk Komisyonu'nun rekabet işlerine bakan IV.Genel Müdürlük'den sorumlu Komiser Karel van Miert, pazar paylaşımı öngören kartel anlaşmalarına taraf olan teşebbüsler içerisinden bu oluşumu ihbar eden teşebbüslere para cezası verilmemesi veya az ceza uygulanması yönünde bir öneri geliştirmiştir. Nitekim çok meşhur çimento davasında bu ilke uygulanmıştır. (137)

Bu türdeki pazar paylaşımına yönelik anlaşmaların çeşitleri olabilmektedir; pazarın coğrafi olarak paylaşılması, üretimin kısıtlanması, kullanıcı ya da tüketicilerin paylaşımı, pazarların sınırlandırılması ya da kontrolü ve ortak satış organizasyonlarının teşekkülü bu yöndeki eylemlerin başta gelen örnekleridir. Bu tarz pazar paylaşımı örneklerinin incelenmesinde fayda vardır.

o Pazarın coğrafi olarak paylaşımı: Komisyon'un teşebbüslerarası pazarın coğrafi paylaşımına ilişkin en mükemmel kararı yukarıda da belirtilen çimento vakasında kendini göstermektedir. Çimento üreticileri oluşturdukları kartel vasıtasıyla düzenli toplantılar yaparak ve anlaşma marifetiyle birbirlerinin komşu pazarlarına müdahale etmemeyi kararlaştırdılar. Bu arada kartel üyeleri fiyat hareketleri üzerine birbirlerine bilgi vererek fiyatları da denetim altında tutuyorlardı. Komisyon, bu tarzda bir coğrafi pazar paylaşımını çok ağır bir biçimde cezalandırdı. Bu tarzdaki coğrafi pazar paylaşımlarına karşı Komisyon'un değişmez tavrı Topululuk pazarının bölünmesinin ne pahasına olursa olsun önlenmesi şeklindedir. Quinine Cartel (138) ve Van Katwijk Kararları'nda (139) coğrafi pazar bölüşümünün yasaklanmasına ilişkin gerekçeler açıkça belirtilmiştir.

Öte yandan Komisyon, coğrafi pazar paylaşımına ilişkin bir teşebbüs birliği kararına bireysel muafiyet tanımıştır. Bu vakada gemi boyalarının limanlarda daha iyi şartlarda ve yeterli derecede stoklanabilmesini, mamülün sürekli hazır bulundurulabilmesini ve pazarın esnek yapısını göz önünde bulunduran Komisyon; Atlantikötesi Gemi Boyaları Birliği'nin bireysel muafiyet talebini, pazardaki Topluluk dışı firmaların yarattığı rekabet şartlarını ve mamülün büyük miktarlarda reklam giderlerine bağlı bir şatış imkanına bağlı olması tezlerini de kabul ederek onaylamıştır. (140)

o Üretimin kısıtlanması: Uyumlu eylem halinde anlaşma ve kararlar ile üretimin kısıtlanması 85 (1) kapsamına giren bir husustur. Her ne şartta olursa olsun üretimin kısıtlanması üzerine bireysel muafiyet talep edilemez. Nitekim, Syndicat International de la Quinine vakasında (141) Komisyon, Hollandalı, Fransız, İngiliz ve Alman üreticilerin aralarında yapmış oldukları ve Fransız ve İngiliz üreticilerin Alman ve Hollandalı üreticilerin onayı olmadan kinin üretmelerini yasaklayan centilmenlik anlaşmasını hukuka aykırı bulmuştur. Benzer diğer iki vaka da Italian Cast Glass (142) ve Lighweight Paper (143) davalarıdır. Sözkonusu iki vakada da teşebbüsler arasında varılan anlaşmalar ile üretimin kotalara bağlanmasını Komisyon kabul etmemiştir. Komisyon, üreticilerin fiyatlarını düşürerek daha fazla pazar payına sahip olmaya çalışacakları yerde, üretimi uyumlu eylem halinde kısarak kar maksimizasyonuna gittikleri görüşüne varmıştır.

Ancak Komisyon'un üretim kısıtlamalarına ait verdiği bir bireysel muafiyet istisna oluşturmaktadır: Fibres synthétiques vakası (144) . Bu vaka, Topluluk Rekabet Hukuku'nda yeni bir kavramın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Kriz kartelleri şeklinde adlandırılan olguda, bir sektördeki aşırı üretim kapasitesinin pazardaki teşebbüsleri kronik zararlara sürüklediği durumlarda; Komisyon, uyumlu eylem halinde anlaşmalar ile üretimin kısılmasına bireysel Muafiyet tanımıştır. Üretimin kısıtlanması neticesinde teşebbüslerin yeniden yapılanması ardından rekabetin devam edeceği düşünülmektedir.

o Kullanıcı ya da tüketicilerin paylaşımı: Teşebbüslerin uyumlu eylemler anlaşmalar ya da teşebbüs birliği kararları ile birbirlerinin müşterilerine yönelmemeleri rekabeti kısıtlayıcı eylemler arasında kabul edilmektedir. Bu türde bir ticari davranışa neden olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarına bireysel muafiyet tanınmamaktadır. Rakip teşebbüslerin birbirlerinin müşterilerine yönelmemeleri üzerine Komisyon'un BP Kemi/DDSF (145) ve Verres Plats (146) Kararları mevcuttur.

o Pazarların sınırlandırılması ya da kontrolü: Bu konuda etkisi Topluluk sınırlarını da aşan ilginç bir vaka mevcuttur. Aluminium Vakası (147) olarak bilinen bu olayda Topluluk alüminyum üreticileri, Doğu Bloku alüminyum rezervlerinin tümünü ortak bir fiyat üzerinden almak üzere Doğu Bloku acentaları ile anlaştılar. Ayrıca acentalar, Topluluk üreticileri dışında diğer hiç bir kuruluşa alüminyum satmayacakları taahhüdüne girdiler. Bunun üzerine Topluluk üreticileri sözkonusu uyumlu eylemlerine yönveren anlaşmalarına 85 (3) maddesi kapsamında bir bireysel muafiyet talep ettiler. Bireysel muafiyet taleplerindeki gerekçe ise, Doğu Bloku üreticilerinin düşük fiyatlarla Topluluk pazarına mal göndereceği ve bu durumun Topluluk üreticilerini zarara uğratacağı tezinden kaynaklanmaktaydı.

Ancak Komisyon, üreticilerin anlaşmasına bireysel muafiyet tanımadı. Doğu Bloku üreticileri ile Topluluk üreticilerinin etkin rekabet halinde olması gerektiği ve bunun tüketici fiyatları üzerinde olumlu etkisinin olacağını karara bağladı. Ayrıca da üreticilere, düşük fiyatlı Doğu Bloku mamülleri ile mücadele etmenin özel sektörün görevi olmadığını, bu konunun kamunun görevleri arasında bulunduğunu ve düşük fiyatlı ithalata karşı anti-damping ve anti-sübvansiyon yasalarının bulunduğunu hatırlattı.
Diğer taraftan, İngiltere'yi Kıta Avrupası'na bağlayan Manş Tüneli'nin devreye girmesiyle de pazarların sınırlandırılması ya da kontrolüne ilişkin vakalar ortaya çıkmıştır. Bunlar: ACI (148) , Night Services (149) ve Eurotunnel III (150) vakalarıdır.

ACI vakasında, İngiliz demiryolları işletmesi British Railways, Fransız demiryolları işletmesi SNCF ve 24 adet demiryolu şirketinin ortaklaşa kurduğu Intercontainer adlı taşımacılık şirketi, Manş Tüneli üzerindeki demiryolu hizmetlerinin ortak pazarlanmasına ilişkin bir anlaşmaya taraf oldular. Komisyon anlaşmaya taraf işletmelerin aynı zamanda birbirlerinin de rakibi oldukları gerekçesiyle 5 yıllık şartlı bireysel muafiyet tanımayı uygun görmüştür. Komisyon'un tarafları uymakla yükümlü kıldığı en önemli şart ise British Railways ve SNCF'in hizmet arzında ayırımcı davranmamalarıdır.

Night Services vakasında ise British Railways, SNCF, Hollanda ve Alman demiryolu işletmeleri yine Manş Tüneli üzerindeki yolcu taşımacılığına ilişkin gece hizmetlerinin sağlanması doğrultusunda bir joint-venture şirketi kurma girişiminde bulunmuşlardır. Komisyon, ACI vakasındaki gibi benzer çekinceler üzerine hizmet arzında ayırımcılık yapılmaması şartıyla sekiz yıllık bir bireysel muafiyet tanımıştır.

Eurotunnel III vakası ise, Manş Tüneli'nin işletmesinden sorumlu Eurotunnel firmasıyla, British Railways ve SNCF işletmelerinin, Tunel'in kapasitesinin % 50'sinin işletim haklarının Eurotunnel tarafından bu iki işletmeye devredilmesi ve % 50 nin Eurotunnel'da kalmasına ilişkin bir anlaşma yapmalarını konu almaktadır. Bu vakada Komisyon, Tünel hizmetlerine ulaşımı bu denli kısıtlayan bir anlaşmanın kabul edilemez olduğunu belirtmekle birlikte Eurotunnel firmasının sahip olmadığı % 25 lik bir kapasitenin diğer demiryolu şirketlerine açık olduğu yeni anlaşmaya 30 yıllık bir bireysel muafiyet tanımıştır.

o Ortak satış organizasyonlarının teşekkülü: Ortak satış konusu kartelleşmede önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Komisyon, bu tür girişimlere sıcak bakmamakta ve Kurucu Antlaşma'nın 85 (3) maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanımamaktadır. Bu konuda da Topluluk sınırlarını aşan bir karar mevcuttur. Amerikalı sudkarbonat üreticileri bir ihracat karteli kurarak Topluluk pazarına satış yapmak üzere anlaştılar ve anlaşmalarına Komisyon'dan bireysel muafiyet talep ettiler. Komisyon, Ansac Kararı (151) olarak bilinen kararında bu anlaşmaya bireysel muafiyet tanımadı. Komisyon'un gerekçesi ise, ilgili üreticilerin Topluluk pazarında mal satmak için yeterli derecede güçlü ve büyük olmaları ve de pazarda fiyat rekabetine girmeleri gerektiğidir.

New Page 2

1   2 3 4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
41 42 43 44 45 46 47      
ISBN 975-94390-0-X
Birinci Baskı
İstanbul/1998

ESC Yayınları