Prof.Dr. Arif ESİN

3.1.1.5. Teşebbüs birliklerinin kararları

Teşebbüs birliklerinin üyeleri fikirlerini, görüşlerini, bilgilerini ve deneyimlerini ait oldukları sektör ya da işkollarının gelişimi, rekabet gücünün arttırılması ve ticari etik değerlere saygı amacıyla paylaşmaktalardır. Öte yandan, kamu yararına hareket eden bu birlikleri büyük tehlikeler beklemektedir. Bu çalışmaları yaparken, teşebbüs birliğine üye olma şartları ya da üyeliğe kabul edilmemede öne sürülen mazeretler Rekabet Hukuku ile çelişir nitelikte olabilmektedir.

Komisyon, bu tür koşulları rekabeti kısıtlayıcı kararlar olarak değerlendirmektedir. Nitekim Auditel vakasında, Avrupa Birliği'nde kamuya ve özel sektöre ait bazı TV kanallarının kurduğu birliğin kuruluş sözleşmesine ve kanalların raiting oranlarını yayımlamalarına ilişkin anlaşmasına bireysel muafiyet tanımamıştır. (172) Komisyon'un bireysel muafiyet tanımamasındaki temel neden, teşebbüs birliği üyesi kanalların dışındaki kanalların birliğe kabul edilmemesi ve onların oranlarının yayımlanmaması ayrıca da birliğin sadece kendi imkanları ile topladığı oranları kamuoyuna duyurmasıdır.

Komisyon, teşebbüs birliklerinin rekabeti kısıtlama, birlik üyesi olmayan rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırma ve milli pazarları diğer teşebbüslere kapatma hedefine hizmet eden kararlarına kesinlikle bireysel muafiyet tanımamaktadır.

Teşebbüs birliği faaliyetlerinin kabul görebilmesi ve bireysel muafiyet tanınabilmesi için temel ilke, faaliyetlerin ve üyelik hakkının sektördeki tüm teşebbüslere açık olması gerekmektedir. Nitekim Komisyon, Choux Fleurs Kararı'nda (173) yeni üye kabulünde Yürütme Kurulu'nun onayı ön şartına itiraz etmiştir.
Bu vakada Komisyon, Yürütme Kurulu üyelerinin Kabzımallar Ticaret Birliği'ne yeni girecek aday üyenin kendilerinin rakibi olduğu varsayımından hareket ederek; Yürütme Kurulu üyelerinin veto haklarını kötü niyet ile kullanabileceklerini düşünmüştür.

Ancak ekonomik ve rasyonel gerekçeler ile açıklanan teşebbüs birliklerinin kararlarına bireysel muafiyet tanınmaktadır. Nitekim, Komisyon UER Kararı (174) ile Avrupa Radyo Yayın Birliği'ne muafiyet tanımıştır. Bu karar ile tanınan muafiyet sonucu radyo yayın haklarının ortak olarak anlaşma marifetiyle UER'e devri mümkün olabilmiştir. Komisyon bireysel muafiyet kararında iki noktayı nazarı dikkate almıştır: Öncelikle UER, bu bünyeye mensup olmak isteyen her üçüncü yayın kuruluşuna açıktır. İkinci noktada ise UER, teşebbüs birliği anlaşmasındaki her türlü olası değişikliği ve birlik içerisinde çıkacak her türlü yeni üyeliklere ilişkin uzlaşmazlığın tahkim marifetiyle çözümünü gerekçeli yazısı ile Komisyon'a bildirme taahhüdünde bulunmuştur.

Komisyon'un bir diğer önemli bireysel muafiyet kararı da; bir ticari teşebbüs birliğinin yıllık fuar düzenleme yönetmeliği ile ilgilidir: SIPPA Kararı. (175) Burada fuara katılım talep eden bazı teşebbüslerin fuara alınmamasına gösterilen gerekçe oldukça ilginçtir. Öncelikle fuarda mal teşhir etmeyenlerin katılım taleplerinin fuarın genel amacı ile çeliştiği ve teşebbüs birliğinin red işlemini sadece gerektiğinde yapmakta olduğu ve de yeri geldiğinde mal teşhiri yapmayanların teşhir etmedikleri mallarının özel müşterilere yönelik olduğunda kabul edildikleri savı Komisyon tarafından kabul görmüştür. Komisyon'da rekabetin kısıtlandığı nokta ile ilgili mal piyasalarında rekabetin engellenmediği görüşü hakim olmuştur.
AR-GE faaliyetlerine yönelik bazı teşebbüs birliği kararlarına da bireysel muafiyet tanındığı görülmektedir. Komisyon, Eurogypsum vakasında (176) ortaklaşa gerçekleştirilen bilimsel araştırmaların birliğin tüm üyelerine dağıtılmak kaydıyla üye olmayanlara verilmemesini makul bulmuş ve muafiyeti tanımıştır. Ayrıca buna benzer BP/Kelloggs Kararı (177) da mevcuttur.

Teşebbüs birlikleri belirli ürünlerin ortak tanıtımı için ortak reklam kampanyaları düzenlemektelerdir. Bunlar; promosyonların tüketicilere daha yaygın bir biçimde duyurulması ya da mensup oldukları sektör üzerine kamuoyunun aydınlatılması amacını güdebilir. Bu tür ortak kampanyalarla ilgili bireysel muafiyet kararları da mevcuttur. Bu tür reklam ve tanıtım kampanyalarına bireysel muafiyet tanınabilmesi için "ticari teşebbüs birliği üyelerinin bireysel olarak reklam verme hürriyetlerinin kısıtlanmaması ve de ortak kampanya dışındaki ürünlerin reklamlarını kısıtlayıcı hükümlerin bulunmaması" (178) şartları aranmaktadır.

Teşebbüs birliği kararları arasında diğer ilginç bir konu ise; kalite belgesi vermek üzere kurulan birliklerin Rekabet Hukuku karşısındaki konumlarıdır. Topluluk Rekabet Hukuku bu türde oluşumları ve verilen kalite belgelerini yasaklamamaktadır. Ancak bu tür işlemlerin yapılabilmesi için bazı ön koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu koşullara bakıldığında; öncelikle teşebbüs birliği üyesi olmayan üreticilerin birlik tarafından saptanan özelliklere haiz ürünlerinin de sözkonusu kalite işaretini kullanabilme hakkının tanınması gerekmektedir. Bu konuda Komisyon'un yayımladığı Teşebbüsler arası İşbirliği Alanında Anlaşmalar, Uyumlu Eylemler ve Kararlar üzerine Duyuru mevcuttur. (179) Ayrıca kalite belgesi için aranan şartların objektif ve mantıklı koşullarda düzenlenmiş olması önemlidir. Konuya ilişkin olarak Komisyon'un ASBL Kararı (180) bilinmektedir. Son olarak da teşebbüs birliklerinin kalite belgesi ihdasında, üreticinin diğer ürünlerinin bu belgeye sahip olmaması durumunda reklam ve tanıtım yasağı ile karşılaşmaması Komisyon tarafından aranan zorunlu koşullar arasında yer almaktadır. (181) Kalite belgesi meselesinde yine çok bilinen diğer bir Komisyon Kararı Navewa/Anseau vakasında ortaya çıkmıştır. Çamaşır makinaları ve bulaşık makinaları için verilen bir kalite uygunluk belgesinde aranan koşullar ilgili ürünlerin ithalatçılarını piyasa dışına itmektedir. Bu durumda Komisyon, ithalatın önlenmesi yönündeki bu eylemden ötürü teşebbüs birliğini idari para cezasına çarptırmıştır. (182)

Teşebbüs birliği kararları ile ilgili olarak üyelerin ortak satış koşullarını düzenleyen matbu belgeler düzenlemeleri ve yayımlamaları üzerine de Komisyon'un Teşebbüsler arası İşbirliği Alanında Anlaşmalar, Uyumlu Eylemler ve Kararlar üzerine Duyuru'da açıklayıcı hususlar mevcuttur. Komisyon, böyle bir işlemi uyumlu eylem olarak mütalaa etmektedir. Matbu belgeler üzerinde ortak fiyatların, aynı oranda uygulanması istenen iskontoların ve benzer satış koşullarının bulunmaması halinde diğer konularda her türlü ortak kararı yayımlayabilirler.

Sonuç olarak yukarıda değişik açılardan değerlendirilerek, içtihatlar doğrultusunda örnekleri verilen hususlardaki ticari teşebbüs birliği kararlarına bireysel muafiyet verilmesi mümkün değildir.

3.1.1.6. Rekabet etmeme

Teşebbüsler arasında rekabet etmemeye ilişkin anlaşmalar meselesi Remia vakası ile ortaya çıkmıştır. ATAD, Remia k. Komisyon Kararı'nda "...bir teşebbüsü devralan diğer bir teşebbüsün; satın alınan teşebbüse ilgili piyasalarda rekabet yasağı getirmesinin süresi belirtilmek kaydı ile 85 (1) maddeye aykırılık göstermediği" hususunu bildirmiştir. (183)

Ayrıca Komisyon'un Reuter/BASF (184) ve Mecaniver/PPG (185) Kararları'nda, satın alınan teşebbüsün müşterilerinin yeni mal sahiplerinin müşteri listesine dahil olabilmeleri için makul sürelerin tanınması gerekliliği üzerinde durulmuştur.

Komisyon'un, rekabet etmeme yasağına ilişkin makul süreler ile ilgili açıklamasına, Rekabet Politikası Üzerine Onüçüncü Rapor'unda Nutricia vakasında getirdiği yorumunda rastlanmaktadır: "Reuter/BASF ya da Nutricia kararlarında (186) genel anlamı ile know-how ve müşteri portföyünün devri sözkonusu olduğundan beş yıllık bir süre ihtiyacı makul ve kabul edilebilir görülmüştür. Halbuki sadece müşteri portföyünün yeni maliklerin portföyüne geçmesi için ihtiyaç duyulan makul sürenin iki yıl olduğunu belirtmekte fayda vardır". (187)

Öte yandan, yukarıda sözü edilen Mecaniver/PPG vakasında ise; Komisyon'un, satış işlemlerinden sonra da ticari ilişkilerini devam ettiren teşebbüslerin aralarında rekabet etmeme yasağı getirmelerine izin verdiği görülmektedir. Bu noktadaki önemli husus ise, teşebbüslerin karşılıklı olarak başka teşebbüslerde çapraz ortaklıklarının mevcudiyetidir. Nitekim, bu Karar'dan önce, 1981 yılında Komisyon'un Rekabet Politikası Üzerine Onuncu Rapor'unun 152 ve 154. noktalarında IV. Genel Müdürlüğün bu yönde yorumlarına rastlanmaktadır.

Sonuç olarak, rekabet etmeme gibi fevkalade önemli bir konuda, belirli makul süreler dahilinde bireysel muafiyet elde edilmesi mümkün olabilmektedir.


 

New Page 2

1   2 3 4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40
41 42 43 44 45 46 47      
ISBN 975-94390-0-X
Birinci Baskı
İstanbul/1998

ESC Yayınları