|
3.2.1.2.2. Tek Elden Satın Alma grup muafiyeti kapsamında tarafların yükümlülükleri
Komisyon'un görüşüne göre, Rekabet Hukuku açısından sorunlar genellikle muafiyete konu olan tek elden satın alma anlaşmalarının çok uzun süreli olduğu ya da çok geniş kapsamlı olduğu zamanlarda yaşanmaktadır. Bu da, kendiliğinden muafiyet kapsamına giren anlaşmaların bazı süre kısıtlamalarına tabi olma gereğini ortaya koymuştur.
Esas olarak, muafiyet beş yılı aşmayacak bir dönem için ve sadece tek bir ürün veya tüketici tarafından kullanım amaçları açısından birbirine çok yakın ürünler için yapılan anlaşmalara tanınmaktadır. Bira ve akaryakıt sektörlerinde ise üreticilerin bu alanda yaptıkları önemli ölçüde yatırımlar göz önüne alındığında, muafiyetin beş yıldan daha uzun bir dönemi kapsaması, Komisyon tarafından kabul edilebilir görülmüştür.
Grup muafiyeti üç tip tek elden satın alma anlaşmasını kapsar:
o beş yılı aşmayacak bir dönem için yapılan tek elden satın alma anlaşmaları;
o bira satılan ve tüketilen yerlere bira yeniden satışına yönelik on yılı aşmayacak bir dönem için yapılan tek elden satın alma anlaşmaları;
o benzin istasyonlarında akaryakıtın yeniden satışına yönelik on yılı aşmayacak bir dönem için yapılan tek elden satın alma anlaşmaları.
Muafiyet, tek elden satın alma taahhüdünün münhasır bölge ile tanındığı uygulamaları kapsamaz. Ancak bu tip anlaşmalar, tek elden dağıtıma ilişkin 1983/83 Sayılı Tüzüğün kapsamına girebilirler.
Grup muafiyetin uygulama alanlarına bakıldığında; "birisi yeniden satıcı ve diğeri sağlayıcı olmak üzere, yalnız iki teşebbüsün taraf olduğu ve anlaşmada belirtilen malları yeniden satmak amacıyla sadece sağlayıcıdan veya onunla bağlantılı bir teşebbüsden ya da sağlayıcının mallarını satma görevi verdiği başka bir teşebbüsden satın alma konusunda yapılan anlaşmalara" (256) muafiyet tanındığı görülmektedir.
Satın alma münhasırlığı mutlak olmalıdır. Dağıtıcının sözleşme konusu ürünlere olan ihtiyacının sadece bir kısmını tedarikçi işletmeden satın almayı kabul etmesi yeterli değildir. Tek elden (münhasırlık), bütün ihtiyacın tedarikçi işletmeden alınması gerektiği anlamına gelmektedir.
Mallar yeniden satmak içindir, bu yüzden Tüzük sadece yeniden satış anlaşmalarına uygulanır ve üretim için hammadde tedariğine ilişkin anlaşmalara uygulanmaz.
Öte yandan, "anlaşmaya sadece iki teşebbüsün taraf olması gerekliliğine karşın, Komisyon, iki taraftan daha fazla taraf arasındaki anlaşmaların da belirli şartlarda muafiyet kapsamına girebileceğini kabul etmiştir. Ancak esas itibariyle tek elden satın alma yükümlülüğünün sadece iki taraf arasında olması gerekmektedir". (257)
İngiliz hükümü, yani tedarikçi işletmenin uygun şartlarda tedarikte bulunamaması durumunda, yeniden satıcının tek elden satın alma anlaşmasını bırakmasına dair bir maddenin anlaşmaya dahil edilmesi, grup muafiyetine uyumludur.
Öte yandan Tüzük'de yer alan "anlaşmada belirtilen ürünler" ifadesi ise, ürünlerin marka veya özelliklerinin anlaşmada açıkça belirtilmesi gerekliliği anlamını taşımaktadır.
Tek elden satın alma anlaşmalarında sağlayıcı konumundaki teşebbüse, anlaşma konusu malları veya anlaşma konusu mallara rakip malları yeniden satıcının ana satış bölgesinde ve onunla aynı dağıtım seviyesinde dağıtmama yükümlülüğü getirilebilir.
Bu hükmün lafzına ilişkin olarak "ve" bağlacının toplam bir kısıtlama mı yoksa iki farklı kısıtlama mı getirdiği yönünde iki ayrı yorum getirilebilir.
Komisyon'un görüşüne göre, "eğer yeniden satıcı bir perakendeci ise, sağlayıcı teşebbüs bir perakendeci rolünü üstlenemez; ancak bu kısıtlama yeniden satıcının ana satış bölgesi için geçerli olabilmektedir. Komisyon, bu bölgenin tek elden satın alma anlaşmasında açıkça tanımlanabileceğini; aksi takdirde söz konusu bölgenin, yeniden satıcının olağan faaliyetlerini yürüttüğü bölge anlamına geleceğini düşünmektedir". (258) Bu dar yorumda, izin verilen kısıtlamanın çok sınırlı bir etkisi vardır. Bu, Komisyon'un, sağlayıcı teşebbüsün diğer yeniden satıcılara sadece söz konusu yeniden satıcının ana satış bölgesi dışında değil, aynı zamanda o bölgenin içinde de tedarikte bulunmasına izin verilmesi gerektiğini düşündüğü anlamına gelmektedir.
Ancak, bu hüküm, tek elden satın alma anlaşmaları çerçevesinde sağlayıcı teşebbüse getirilebilen tek kısıtlamadır. Bununla birlikte, yeniden satıcı üzerine, rakip ürünleri dağıtmaya yönelik bir yasaklama da dahil olmak üzere, birkaç ek kısıtlama getirilebilir. Ayrıca yeniden satıcı aşağıda belirtilen yükümlülüklerin bazıları ya da bütünün altına girebilir:
o malların tüm çeşitlerini satın alma;
o tek elden satın alma yükümlülüğüne tabi olan malların en az belli bir miktarını satın alma;
o anlaşma konusu malları tedarikçi işletme tarafından belirlenmiş miktar veya paketleme ve sunuş şekliyle satma;
o reklam yapma, bir satış ağı oluşturma ve belirlenen miktarda stok bulundurma, müşteri ve garanti hizmetleri sağlama ve ihtisaslaşmış veya teknik eğitimi olan nitelikli eleman çalıştırma gibi satış arttırıcı teknikler uygulama.
Bu durumda, malların en az belli bir miktarını satın alma yükümlülüğü sadece anlaşma konusu mallara uygulanabilir, aksi takdirde bu yükümlülük yeniden satıcıyı bazı ilişkisiz ve talep etmediği ek malları almak zorunda bırakmak amacıyla kötüye kullanılabilme tehdidi oluşturmaktadır.
Tek elden satın alma anlaşmalarına ilişkin grup muafiyeti tüzüğü bir anlaşmanın muafiyetten yararlanmasını engelleyecek anlaşma maddeleri üzerine bir kara listeyi de içermektedir.
Buna göre, aynı malların veya kullanıcı tarafından nitelikleri, fiyatı ve kullanım amaçları bakımından eş sayılan malların üreticilerinin bu mallar için kendi aralarında karşılıklı olarak tek elden satın alma anlaşmaları yapmaları ve yine aynı malların veya kullanıcı tarafından nitelikleri, fiyatı ve kullanım amaçları bakımından eş sayılan malların üreticilerinin bu mallar için kendi aralarında tek taraflı olarak tek elden satın alma anlaşmaları yapmaları, tek elden dağıtım anlaşmalarında olduğu gibi, bu anlaşmaların grup muafiyeti kapsamı dışında kalmaları sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte, yine tek elden dağıtım anlaşmalarında olduğu gibi, aynı veya benzer ürün üreticilerinin gerek karşılıklı gerekse de tek taraflı olarak taraf olduğu tek elden satın alma anlaşmaları, anlaşma konusu ürünlerin anlaşma taraflarının bağlantılı teşebbüsleri tarafından üretilmesi halinde de muafiyet kapsamının dışında kalmaktalardır.
Tek elden satın alma yükümlülüğünün, nitelikleri ve ticari teamül gereğince aralarında bağlantı olmayan, iki veya daha fazla mallar için getirilmiş olduğu anlaşmalara da muafiyet uygulanmamaktadır. Burada getirilen yasaklama, bir malla birlikte diğer bir malın satın alınmasının şart koşulmasını engellemeye yöneliktir. Komisyon, bu konudaki görüşünü şöyle belirtmiştir: "ürünlerin, aynı ürün yelpazesine ait olduğunun düşünülmesi için ilişkili olmaları gerekmektedir. Bu ilişki, teknik açıdan (örneğin, makina, aksesuar ve yedek parçalar) veya ticari açıdan (örneğin, çeşitli ürünlerin aynı amaçla kullanılması) veya ticarette kullanımı temeline göre (örneğin, genelde bir arada satışa sunulan farklı mallar) kurulabilir. Ticarette kullanımı temel alındığında, sadece belirli dağıtım yöntemleri değil aynı zamanda ilgili bayileri de göz önüne alarak, yeniden satıcının ilgili pazarda dağıtım seviyesindeki genel eylemlerine dikkat edilmelidir". (259)
Bir tek elden satın alma anlaşmasının belirsiz bir süre için veya beş yıldan daha uzun bir süre için yapılması durumunda da bu anlaşma muafiyet kapsamı dışında kalır. Burada getirilen sınırlama, daha uzun süreli anlaşmalar için -belirsiz bir süre için veya belirli bir süre için olup da taraflardan birinin sona erdirme üzerine bir bildiri de bulunmadığı sürece kendiliğinden yenilenen anlaşmalar için- bireysel muafiyet alınması gerektiği anlamına gelmektedir.
|