Üst Kurullar ve 2531 Sayılı Yasa
2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanun kamu görevlilerinin ayrıldıkları tarihten
önceki iki yıl içinde hizmetinde bulundukları daire, idare, kurum ve kuruluşlara karşı ayrıldıkları tarihten başlayarak üç yıl
süreyle o daire, idare, kurum ve kuruluştaki görev ve faaliyet alanlarıyla ilgili konularda doğrudan veya dolaylı olarak görev ve
iş alamazlar, taahhüde giremezler, komisyonculuk ve temsilcilik yapmalarını yasaklamaktadır.
2531 sayılı yasanın anlamı şudur: Kamu görevi bittikten sonra üç yıl süreyle son iki yıl içerisinde kendi kurumunla ilgili iş
takibi yapamazsın.
Hal böyleyken Üst Kurul emeklilerinin ya da görev süresi sona eren üyelerin pekçoğu Ankara’da hemen bir büro açıp bu işlere
bakmaya kalkışıyorlar. Bunun en güzel örneği Rekabet Kurulu, RTÜK, Enerji Piyasası Kurulu, Tütün Kurulu vb. Yasaya rağmen
muvazaalı bir biçimde bu işleri takip etmek ülkemiz şartlarında çok kolaydır. Bir akraba üzerine sözde inşaat taahhüt faaliyetleri
ile iştigal eden bir şirket içinde yer alarak ya da bir danışmanın yanında danışman olarak ya da bizzat bir avukatlık bürosu açıp
bu işler yapılabiliyor. Bu işin daha ileri aşaması eski faaliyet ve yetki alanları ile ilgili olarak kimileri de klasik yöntem
icabı holdinglere değişik konularda danışman olup karda yürüyüp iz bırakmıyabiliyorlar.
İnsanların ticaret yapmaları ya da hizmet sunmaları engellenemez. Buna kimsenin bir itirazı da olamaz.
Benim bu üst kurullardan ayrılıp iş takipçiliğine soyunanlara bir diyeceğim yok, bunlar savcıların işi. Benim komiğime giden konu
ve ülkemizin tüm gelmiş geçmiş siyasi iktidarların draması şudur: Bu mevkilere atanmış kişilerin ortak özelliği en az dört yıllık
yüksek öğrenim görmüş olmalarıdır, yani meslek sahibi olmalarına rağmen görevleri bitince eski uzmanlık alanlarına dönecek
becerilerinin bulunmamasıdır. Buralarda bir süre görev yapıp sonra bu işlere merak sarmak bir hayli ilginç bir mesele. Doğal olanı
insanın ana mesleğine dönmesidir. Üst kurullar son on beş yıl içerisinde ortaya çıkmış çok kez uzmanı bulunmadan kurulan ve zaman
içinde kendi kendini üreten kurumlardır.
Şimdi bu garip tablo bana şunu anlatıyor. Üst kurulların baştan beri siyasetin fevkalade etkisi altında kurulduğu ve devam
ettiğini anlatıyor. Oralara atananların kendi alanlarında başarılı olamamış ama belli bir siyasi oluşuma yakınlığı sonrasında
oralara geldiklerini anlatıyor. Bu arada da oralarda meslek sahibi olunuyor işte.
Bunların bir istisnası var, onlar da meslekleri icabı oralara seçilerek gönderilenler. Onlar görevleri bitince mesleklerine geri
dönüyorlar, diğerleri de iş takipçiliğine yöneliyorlar. Allah bin bereket versin.