• Koruma Önlemleri Hukuku / Yayınlarımız

  • GÜMRÜK TARİFELERİ VE TİCARET GENEL ANLAŞMASI 1994'ÜN VI ncı MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA

    • Sayfa : 4/4
      <1234

    Madde 13

    Adli İnceleme


    Ulusal mevzuatında dampinge-karşı önlemlerle ilgili hükümler bulunan her Üye, diğer hususların yanısıra kesin tesbitlerle ve Madde 11'deki anlamıyla tesbitlerin yeniden gözden geçirilmesi ile ilgili idari kararların derhal incelenmesi amacıyla adli, idari veya hakem mahkemelerine veya usullerine sahip olacaktır. Bu mahkemeler veya usuller sözkonusu tesbitten veya incelemeden sorumlu yetkili mercilerden bağımsız olacaktır.


    Madde 14

    Üçüncü bir Ülke Adına Dampinge Karşı Önlem


    14.1 Üçüncü bir ülke adına dampinge karşı önlem başvurusu önlem alınmasını talep eden üçüncü ülke yetkililerince yapılacaktır.


    14.2 Böyle bir başvuru, ithalatın dampingli olduğunu gösterecek fiyata ilişkin bilgiler ve iddia edilen dampingin üçüncü ülkede ilgili üretim dalına zarar verdiğini gösterecek ayrıntılı bilgilerle desteklenmelidir. Üçüncü ülke hükümeti ithalatçı ülkenin talep edeceği başka bilgileri elde etmesi için ithalatçı ülke yetkililerine her türlü yardımda bulunacaktır.


    14.3 İthalatçı ülke mercileri böyle bir başvuruyu incelerken iddia edilen dampingin üçüncü ülkede bir bütün olarak ilgili sanayi üzerindeki etkilerini gözönünde bulunduracaklardır; bir başka deyişle, zarar yalnızca iddia edilen dampingin ilgili sanayiinin ithalatçı ülkeye ihracatı veya sanayinin toplam ihracat üzerindeki etkisi açısından değerlendirilmeyecektir.


    14.4 Bir soruşturmayı sürdürüp sürdürmeme kararı ithalatçı ülkeye ait olacaktır. İthalatçı ülkenin önlem almaya hazır olduğuna karar vermesi halinde, bu önlem için onay almak üzere Mal Ticareti Konseyine başvuruda bulunma yetkisi ithalatçı ülkeye ait olacaktır.



    Madde 15

    Gelimekte Olan Üye Ülkeler


    Bu Anlaşma kapsamında dampinge-karşı önlemlerin uygulanması sözkonusu olduğunda, gelişmiş Üye ülkeler tarafından gelişmekte olan Üye ülkelerin özel durumunun özellikle dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. Dampinge-karşı vergilerin gelişmekte olan Üye ülkelerin önemli çıkarlarını etkileyeceği durumlarda bu vergiler uygulanmadan önce bu Anlaşmada öngörülen yapıcı çözümler araştırılacaktır.



    KISIM II


    Madde 16


    Dampinge Karşı Uygulamalar Komitesi


    16.1 Bu Anlama ile Üyelerin herbirinin temsilcilerinden oluşan bir Dampinge Karşı Uygulamalar Komitesi (bu Anlaşmada "Komite" olarak anılacaktır) kurulmaktadır. Komite başkanını kendi seçecek ve yılda en az iki kez ve herhangi bir üyenin talebi üzerine bu Anlaşmanın ilgili hükümlerinde öngörüldüğü gibi toplanacaktır. Komite bu Anlaşma uyarınca veya Üyeler tarafından kendisine verilen sorumlulukları yerine getirecek ve Anlaşmanın işleyişi veya amaçlarının yerine getirilmesi ile ilgili konularda Üyelere istişare fırsatı tanıyacaktır. DTÖ Sekretaryası Komite sekretaryası görevini de yürütecektir.


    16.2 Komite, uygun gördüğü şekilde bağlı organlar oluşturabilir.


    16.3 Komite ve bağlı organları görev yaparken uygun gördükleri herhangi bir kaynakla istişarelerde bulunabilir ve bu kaynaklardan bilgi isteyebilirler. Ancak, Komite veya bağlı organı herhangi bir Üyenin yetki alanı içinde bulunan bir kaynaktan bu tür bilgiler istemeden önce ilgili Üyeyi bu durumdan haberdar edecektir. İstişarede bulunulacak Üyenin ve firmaların mutabakatı alınacaktır.


    16.4 Üyeler aldıkları her türlü dampinge-karşı ön ve kesin önlemlerini gecikmeden Komiteye rapor edeceklerdir. Bu raporlar, diğer Üyelerce incelenmek üzere Sekretaryada hazır bulunacaktır. Üyeler ayrıca her altı ayda bir, bir önceki altı-aylık süre içinde alınan dampinge-karşı önlemler ile ilgili raporları da sunacaklardır. Altı aylık raporlar kabul edilmiş standart formda verilecektir.


    16.5 Her Üye (a) Madde 5'de atıfta bulunulan soruşturmayı başlatmaya ve yürütmeye yetkili mercilerini ve (b) bu soruşturmaların başlatılmasını ve yürütülmesini yöneten yurtiçi usulleri Komiteye bildirecektir.


    Madde 17

    İstişare ve Anlaşmazlıkların Halli


    17.1 Bu Anlaşmada aksi belirtilmedikçe, bu Anlaşma kapsamındaki istişarelerde ve anlaşmazlıkların hallinde, Anlaşmazlıkların Halline İlişkin Mutabakat uygulanacaktır.


    17.2 Her Üye, bir başka Üyenin bu Anlaşmanın işleyişini etkileyen herhangi bir hususla ilgili beyanına saygı duyacak ve bu beyanla ilgili istişareler için yeterli fırsatı tanıyacaktır.


    17.3 Herhangi bir Üye bu Anlaşma kapsamında doğrudan veya dolaylı olarak kendi yararının başka Üye veya Üyelerce ortadan kaldırıldığı veya azaltıldığı veya herhangi bir amaca ulaşılmasının engellendiği kanaatine vardığı takdirde, bu konuda karşılıklı olarak tatmin edici bir çözüme varmak amacıyla, sözkonusu Üye veya Üyelerle istişarelerde bulunulmasını yazılı olarak talep edebilir. Her Üye, bir başka Üyenin istişare talebine saygı gösterecektir.


    17.4 İstişare talebinde bulunan Üye, paragraf 3'e uygun olarak gerçekleştirilen istişarelerin karşılıklı olarak kabul edilen bir çözüme ulaşılmasını sağlayamadığı görüşÃ¼nde olduğu takdirde ve ithalatçı Üyenin idari mercileri tarafından dampinge-karşı vergilerin uygulanması veya fiyat taahhütlerinin kabul edilmesi için karar alındığı takdirde, istişare talebinde bulunan Üye konuyu Anlaşmazlıkların Halli Organı'na ("DSB") havale edebilir. Alınan geçici bir önlemin önemli bir etkisi olması ve istişare talebinde bulunan Üyenin bu önlemin Madde 7 paragraf 1 hükümlerine aykırı olarak alındığı kanaatine varması halinde, sözkonusu Üye bu konuyu da “DSB”ye havale edebilir.


    17.5 “DSB”, şikayetçi tarafın talebi üzerine, konuyu aşağıdaki hususlara dayalı olarak incelemek üzere bir panel oluşturacaktır:


    (i) talepte bulunan Üyenin, bu Anlama kapsamında doğrudan veya dolaylı olarak kendi yararına olan bir hususun ne şekilde ihlal edildiğini veya hükümsüz kılındığını veya Anlaşma amaçlarına ulaşılmasının ne şekilde engellendiğini gösteren yazılı beyan, ve


    (ii) ilgili yurtiçi usullere uygun olarak ithalatçı Üye mercilerine sunulan maddi hususlar.


    17.6 Paragraf 5'de anılan konu incelenirken:


    (i) panel, konu ile ilgili maddi hususları değerlendirirken, yetkililerin maddi hususları uygun şekilde belirleyip belirlemediğini ve bu maddi hususlarla ilgili değerlendirmelerin önyargısız ve nesnel olup olmadığını tesbit edecektir. Panel farklı bir sonuca varmış olsa bile, maddi hususlar uygun şekilde belirlenmiş ise ve değerlendirme önyargısız ve nesnel ise, değerlendirme bozulmayacaktır;


    (ii) panel Anlamanın ilgili hükümlerini, devletler genel hukukunun mutad yorum kurallarına uygun olarak yorumlayacaktır. Panel, Anlaşmanın ilgili hükmünde izin verilebilir birden fazla yoruma olanak tanındığını tesbit ettiği takdirde, yetkililerce alınan önlem izin verilebilir yorumlardan birine dayalı ise, panel, yetkililerce alınan önlemin Anlaşmaya uygun olduğuna karar verecektir.


    17.7 Panele sunulan gizli bilgiler bu bilgileri veren şahsın, organın veya mercinin resmi izni olmadan ifşa edilmeyecektir. Panelden bu tür bilgiler talep edildiğinde, panel tarafından bu bilgilerin açıklanmasına izin verilmemişse, bu bilgileri temin eden şahsın, organın veya mercinin izniyle bu bilgilerin gizli olmayan bir özeti verilecektir.




    KISIM III


    Madde 18

    Nihai Hükümler


    18.1 Bu Anlaşmada yorumlandığı şekliyle GATT 1994 hükümlerine uygun olanlar dışında bir başka Üyeden yapılan ihracatta damping uygulamasına karşı müşahhas hiçbir önlem alınamaz.


    18.2 Diğer Üyelerin mutabakatı olmadan bu Anlaşmanın herhangi bir hükmüyle ilgili çekince konamaz.


    18.3 DTÖ Anlaşmasının bir Üye için yürürlüğe girdiği tarihte veya bu tarihten sonra yapılmış başvurulara uygun olarak başlatılmış soruşturmalarda ve mevcut önlemlerin gözden geçirilmesinde, alt-paragraf 3.1 ve 3.2'ye tabi olarak bu Anlaşma hükümleri uygulanacaktır.


    18.3.1 Madde 9 paragraf 3 kapsamındaki geri ödeme usullerinde damping marjlarının hesaplanmasında en son damping tesbitinde veya soruşturmasında kullanılan kurallar uygulanacaktır.


    18.3.2 Madde 11 paragraf 3 amacıyla, herhangi bir Üyenin aşağıda belirtilen tarihte yürürlükte bulunan yerli mevzuatının yukarıda anılan paragrafta öngörülen tipte bir hükmü içerdiği durumlar dışında, mevcut dampinge-karşı önlemlerin DTÖ Anlaşmasının herhangi bir Üye için yürürlüğe girdiği tarihten daha sonra olmayan bir tarihte uygulandığı kabul edilecektir.


    18.4 Her üye, en geç DTÖ Anlaşmasının kendisi için yürürlüğe girdiği tarihte kendi yasa, yönetmelik ve idari usullerinin bu Anlaşmanın sözkonusu Üyeye uygulanabilecek hükümlerine uygun olmasını sağlamak için genel veya özel nitelikte gerekli her türlü önlemi alacaktır.


    18.5 Her Üye, bu Anlaşma ile ilgili yasa ve yönetmeliklerinde ve bu yasa ve yönetmeliklerin idaresinde yapılan değişiklikleri Komiteye bildirecektir.


    18.6 Komite, bu Anlama amaçlarını dikkate alarak, bu Anlaşmanın uygulanmasını ve işleyişini her yıl gözden geçirecektir. Komite her yıl, bu soruşturmanın kapsadığı süre esnasında meydana gelen gelişmeleri Mal Ticareti Konseyine bildirecektir.


    18.7 Bu Anlaşma Ekleri Anlaşmanın mütemmim cüzünü olutururlar.


    EK I


    MADDE 6 PARAGRAF 7'YE UYGUN OLARAK

    YERİNDE İNCELEMEYE İLİŞKİN USULLER


    1. Herhangi bir soruşturma başlatıldığında, yerinde incelemede bulunma niyeti ihracatçı Üye yetkililerine ve ilgili olduğu bilinen firmalara bildirilecektir.


    2. İstisnai koşullarda hükümet-dışından uzmanların inceleme ekibine katılması istendiği takdirde, ihracatçı Üye yetkilileri ve firmalar bu durumdan haberdar edileceklerdir. Hükümet-dışı bu uzmanlar gizlilik şartlarının ihlal edilmesine karşı etkin yaptırımlara tabi olmalıdırlar.


    3. Kesin ziyaret programı belirlenmeden önce ihracatçı Üyenin ülkesindeki ilgili firmaların açık mutabakatının temin edilmesi standart uygulama olmalıdır.


    4. İlgili firmaların mutabakatı alınır alınmaz, incelemeyi yürüten merciler ihracatçı Üyenin yetkililerine ziyaret edilecek firmaların ad ve adreslerini ve mutabık kalınan ziyaret tarihlerini bildirmelidirler.


    5. Ziyaretten önce, sözkonusu firmalara yeterince önceden haber verilmelidir.


    6. Soru formunun açıklanması için, yalnızca ihracatçı firmanın talebi üzerine ziyaret yapılmalıdır. Bu amaçla yapılacak ziyaret yalnızca (a) ithalatçı Üyenin yetkili mercileri sözkonusu Üyenin temsilcilerini haberdar ettikleri ve (b) sözkonusu Üyenin temsilcileri ziyarete itiraz etmedikleri takdirde gerçekleebilir.


    7. Yerinde incelemenin temel amacı, verilen bilgilerin doğruluğunu tesbit etmek veya daha fazla ayrıntı temin etmek olduğundan, firma tarafından aksi kabul edilmedikçe ve ihracatçı Üyenin hükümeti incelemeyi yürüten mercilerce beklenen ziyaretten haberdar edildiğinde ve herhangi bir itirazda bulunmadığında, bu inceleme soru formuna verilen yanıtlar alındıktan sonra yapılmalıdır; ayrıca, ilgili firmalara ziyaretten önce, doğruluğu tesbit edilecek bilgilerin ve verilmesi gereken daha başka bilgilerin genel niteliğinin bildirilmesi standart uygulama olmalıdır, ancak bu durum elde edilen bilgilerin ışığında daha fazla ayrıntı temin etmek için yerinde yapılacak taleplere engel oluşturmamalıdır.


    8. İhracatçı Üyelerin yetkili mercileri veya firmaları tarafından yöneltilen ve yerinde incelemenin başarılı olması için gerekli olan sorular veya bilgi talepleri mümkün olduğunca ziyaretten önce cevaplandırılacaktır.


    EK II


    MADDE 6 PARAGRAF 8 HÜKÜMLERİ AÇISINDAN


    MEVCUT EN İYİ BİLGİLER


    1. Soruşturmayı yürüten merciler, soruşturmanın başlamasını müteakip mümkün olan en kısa sürede, ilgili taraftan istenen bilgileri ve bu bilgilerin ilgili tarafın cevabında ne şekilde verileceğini ayrıntılı olarak belirtmelidirler. Yetkili merciler, ayrıca, bilgilerin makul bir süre içinde verilmemesi halinde yetkililerin, soruşturmanın başlatılması için üretim dalı tarafından yapılan başvuruda yer alan maddi hususlar da dahil olmak üzere, mevcut maddi hususlara dayanarak tesbit yapmakta serbest olduğunun ilgili tarafça anlaşılmasını da sağlamalıdırlar.


    2. Yetkili merciler, ilgili tarafın cevabını (örneğin bilgisayar bantı gibi) belirli bir şekilde veya bilgisayar dilinde vermesini isteyebilirler. Böyle bir talepte bulunulduğunda, yetkili merciler ilgili tarafın tercih edilen şekil veya bilgisayar dilinde cevap verme imkanını dikkate almalı ve sözkonusu taraftan cevabı için bu tarafça kullanılan bilgisayar sisteminden başka bir sistemi kullanmasını talep etmemelidirler. İlgili taraf muhasebesi bilgisayara geçmemişse ve cevabın talep edildiği şekilde sunulması ilgili taraf için makul olmayan ekstra bir külfet yaratacaksa, örneğin, makul olmayan ek masraflara ve zorluklara neden olacaksa, yetkili merciler bilgisayarda hazırlanmış cevap talebinde ısrar etmeyeceklerdir. İlgili tarafın bilgisayara işlenmiş hesaplarını istenen şekilde veya bilgisayar dilinde tutmaması halinde ve cevabın talep edildiği şekilde sunulması ilgili taraf için makul olmayan ekstra bir külfet yaratacaksa, örneğin makul olmayan ilave masraflara ve zorluklara neden olacaksa, yetkili merciler özel bir şekil veya bilgisayar dili kullanılarak cevap verilmesi talebinde ısrar etmeyeceklerdir.


    3. Doğruluğu tesbit edilebilen, gereksiz zorluklara neden olmadan soruşturmada kullanılabilecek uygun bir şekilde ve zamanında sunulmuş ve yetkili mercilerce talep edilen şekilde veya bilgisayar dilinde verilmiş her türlü bilgi tesbit yapılırken dikkate alınmalıdır. Herhangi bir taraf tercih edilen şekilde veya bilgisayar dilinde cevap vermediği takdirde ve yetkili mercilerin paragraf 2'de belirtilen koşulların yerine getirildiğini tesbit etmeleri halinde, tercih edilen şekilde veya bilgisayar dilinde cevap verilmemiş olmasının soruşturmayı önemli ölçüde engellediği kabul edilmemelidir.


    4. Bilgiler özel bir şekilde (örneğin bilgisayar bantı) verildiği takdirde yetkili merciler bu bilgileri işleme imkanına sahip değillerse, bilgiler yazılı olarak veya yetkili mercilerce kabul edilebilir başka şekillerde verilmelidir.


    5. Verilen bilgiler her açıdan ideal olmasa bile, ilgili tarafın her türlü gayreti göstermiş olması koşuluyla, bu durum yetkili mercilerin bu bilgileri dikkate almaması için haklı bir neden oluşturmamalıdır.


    6. Herhangi bir delil veya bilginin kabul edilmemesi halinde, bunun nedenleri ilgili tarafa derhal bildirilecek ve ilgili taraf soruşturmanın zaman sınırlarını gözönünde bulundurarak makul bir süre içinde başka açıklamalar yapma fırsatına sahip olacaktır. Bu açıklamalar yetkili mercilerce yeterli görülmediği takdirde, bu delil veya bilgilerin reddedilme nedenleri yayınlanan tesbitlerde belirtilmelidir.


    7. Yetkili mercilerin normal değerle ilgili tesbitler de dahil olmak üzere tesbitlerini, soruşturmanın başlatılması için yapılan başvuruda verilen bilgiler de dahil olmak üzere ikincil bir kaynaktan temin edilen bilgilere dayandırmaları gerekiyorsa, bunu özel bir itina ile yapmalıdırlar. Böylesi durumlarda yetkili merciler, mümkün olduğunda, bu bilgileri yayınlanmış fiyat listeleri, resmi ithalat istatistikleri ve gümrük iadeleri gibi ellerinde bulunan diğer bağımsız kaynaklarla ve soruşturma esnasında ilgili diğer taraflardan temin edilen bilgilerle karşılaştırarak kontrol etmelidirler. Ancak, ilgili herhangi bir tarafın işbirliği yapmaması ve bu nedenle ilgili bilgilerin yetkili mercilere verilmemesi halinde, bu durum ilgili tarafın işbirliği yaptığı duruma kıyasla, sözkonusu tarafın daha az lehine olan bir sonuca yol açabilir.

    Bu anlaşmada kullanılan “başlatılan” terimi, bir Üye’nin, Madde 5’e uygun olarak resmen başlattığı soruşturmaya ilişkin prosedürel bir fiili anlatır.

    İhracatçı üyenin iç piyasasında tüketime ayrılan benzer ürün satışları, bu satışların, sözkonusu ürünün ithalatçı üyeye satışlarının yüzde 5 veya daha fazlasını oluşturması halinde, normal değerin tesbit edilmesi için yeterli bir miktar sayılacaktır.. Ancak, daha düşÃ¼k oranda yurtiçi satışların uygun bir karşılaştırma yapılabilmesi için yeterli büyüklükte olduğu tesbit edildiği takdirde, daha düşÃ¼k olan bu oran kabul edilmelidir.

    Bu Anlaşmada kullanılan “yetkililer” terimi, uygun üst düzeydeki yetkililer olarak yorumlanacaktır.

    “Uzun süre” normal olarak bir yıl olacak, ancak hiçbir şekilde altı aydan az olmayacaktır.

    Yetkililer, normal değerin tesbit edilmesi için incelenmekte olan işlemlerin ağırlıklı ortalama satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim maliyetlerden düşÃ¼k olduğunu veya birim maliyetin altında yapılan satış miktarının normal değerin tesbit edilmesi için incelenmekte olan işlemlerde satılan miktarın yüzde 20’sinden daha azını temsil etmediğini tesbit ettikleri takdirde, birim maliyetin altındaki satışların büyük miktarlarda satış olduğu kabul edilecektir.

    İşletmeye başlama faaliyetleri için yapılan ayarlama, işletmeye başlama süresi bitimindeki maliyetleri veya, bu süre soruşturma süresini aşıyorsa, soruşturma esnasında yetkililerce makul olarak dikkate alınabilecek en son maliyetleri yansıtacaktır.

    Yukarıda anılan etkenlerden bazılarının birbirleriyle çakışabilecekleri anlaşılmaktadır. Yetkililer bu hüküm kapsamında yapılmış olan ayarlamaları tekrar yapmamaya dikkat edeceklerdir.

    Satış tarihi normal olarak, maddi satış şartlarını hangisi tesbit ediyorsa, sözleşme, satın alma emri, sipariş teyidi veya fatura tarihi olacaktır.

    Bu Anlaşmada “zarar” terimi, aksi belirtilmedği sürece, üretim dalına verilen maddi zarar, üretim dalına yönelik maddi zarar tehdidi veya üretim dalının kurulmasının esaslı ölçüde geciktirilmesi şeklinde anlaşılacak ve bu madde hükümlerine göre yorumlanacaktır.

    Yakın gelecekte dampingli fiyatla ürün ithalatında önemli ölçüde artış olacağına inanmak için ikna edici bir neden olması, çok özel olmamakla birlikte bu durumla ilgili bir örnek olabilir.

    Bu paragrafta, yalnızca aşağıdaki durumlarda üreticilerin ihracatçılarla veya ithalatçılarla ilişkili olduğu kabul edilecektir: a) biri doğrudan veya dolaylı olarak diğerini kontrol ediyorsa; veya b) her ikisi doğrudan veya dolaylı olarak üçüncü bir şahıs tarafından konrol ediliyorsa; veya c) bu ilişkinin ilgili üreticinin ilişkili olmayan üreticilerden farklı davranmasına neden olduğuna inanmak veya bundan şÃ¼phelenmek için geçerli gerekçeler olması kaydıyla, ikisi birlikte doğrudan veya dolaylı olarak üçüncü bir şahsı kontrol ediyorlarsa. Bu paragrafta taraflardan biri hukuken veya işlevsel olarak diğer taraf üzerinde kısıtlama uygulayacak veya diğerini idare edecek bir konumda ise, bu tarafın diğerini kontrol ettiği kabul edilecektir.

    Bu Anlaşmada kullanılan “tarhetmek”terimi, bir gümrük resmi veya verginin hukuken kesin veya nihai olarak tahakkuk etmesi ve tahsil edilmesi anlamında olacaktır.

    Üretici sayısının çok fazla olduğu küçük parçalara bölünmüş sanayiler sözkonusu olduğunda, yetkililer istatistiki açıdan geçerli örnekleme tekniğini kullanarak destek ve muhalefet derecesini tesbit edebilirler.

    Bazı üyel ülkelerde benzer ürünün yurtiçi üreticilerinin personelinin veya bu personelin temsilcilerinin paragraf 1 kapsamında yürütülecek bir soruşturma için başvuruda bulunabilecekleri veya başvuruyu destekleyebilecekleri üyelerce bilinmektedir.

    Genel bir kural olarak, ithalatçilar için zaman sınırı, soru cetvelinin alındığı tarihten itibaren başlayacaktır. Bu amaçla soru cetvelinin yanıt verene gönderildiği veya ihraç eden üyenin ilgili diplomatik temsilcisine veya DTÖ üyesi müstakil bir gümrük sahası sözkonusu olduğunda ihracatçı üyenin resmi temsilcisine iletildiği tarihten bir hafta sonra alındığı kabul edilecektir.

    İlgili ihracıtçı sayısı özellikle yüksek olduğunda, yazılı başvurunun tam metninin, yalnızca ihraç eden üyenin yetkili mercilerine veya ilgili ticaret derneğine verileceği anlaşılmaktadır.

    Üyeler, belirli üyelerin ülkelerinde bilgilerin dar kapsamlı bir koruyucu emre göre açıklanmasının gerekli olabileceğini bilmektedirler.

    Üyeler, gizlilik taleplerinin keyfi olarak reddedilmemesi gerektiğini kabul ederler.

    “-bilir” sözcüğü, paragraf 4’de öngörülenin dışında, takibatın fiyat taahhütleriyle aynı zamanda devam etmesinin olanaklı olduğu şeklinde yorumlanmayacaktır.

    Sözkonusu ürün adli incelemey tabi olduğunda bu alt paragrafta ve alt paragraf 3.2’de belirtilen zaman sınırlarına uymanın mümkün olmayabileceği anlaşılmaktadır.

    Madde 9, paragraf 3’de öngörüldüğü gibi, anti-damping vergilerinin ödenmesi için kesin yükümlülüğün tesbit edilmesi, bu maddedeki anlamıyla tek başına, yeniden gözden geçirme işlemi değildir.

    Antidamping vergisinin geriye dönük olarak tesbit edilmesi halinde, madde 9 alt paragraf 3.1 kapsamında en son değer takdir işleminde hiçbir verginin uygulanmayacağı şeklindeki bir bulgu tek başına yetkili mercilerin kesin vergi uygulamasına son vermelerini gerektirmeyecektir.

    Yetkili merciler bu madde hükümleri kapsamında ayrı bir rapor halinde bilgi verdiklerinde ve açıklama yaptıklarında, bu raporun kamuya sunulmak üzere hazır olmasını sağlayacaklardır.

    Bu hükmün amacı GATT 1994’ün ilgili diğer hükümleri kapsamında uygun önlemin alınmasını önlemek değildir.


      Sayfa : 4/4
      <1234